TAKVA FILMI ÜZERINE
Muharrem, bir handa Ali efendinin yaninda bir çirak olarak çalismaktadir,
kendi halinde dogal kisiligi ve inanciyla yasamini sürdüren siradan bir insandir.
O'nun bu durumunun farkinda olan Dergah Seyh’ inin en büyük amaci onu Dergah'a çekip, onun pek çok iyi yönlerinden faydalanmak ve orada dönen oyunlarin içinden geçirerek kendilerine benzer bir kisi haline getirmek...
Bunu ise bilinçli ve kurnazca bir yöntem uygulayarak yaptirmakta, Dergah'ta konaklamasi için kendisine pek çok imkan sunulmakta.
Kendisine bagli pek çok ev, isyeri, dükkan ve arazi gibi yerlerden finansal kaynagini saglayan Dergah’ in kasasina toplanmasi için Seyh tarafindan bir is verilir kendisine.
'Her ay gidip tek tek kiralari toplayip, Dergah'a teslim etmek'.
Ilk etapta bu ise tedirgin bir sekilde adim atan Muharrem'e cesaret en çok yakin arkadasi Ruaf tarafindan saglanir. Kiralarini almak için evlerine ziyarette bulundugu bir ailenin içinde bulunduklari maddi imkansizliklardan kiralarini ödeyememeleri nedeninden ötürü Muharrem'in insancil davranislarda bulunmasi ve onlardan yana bazi ifadelerde bulunmasi, Dergah Seyh'nin tepki vermesine neden olur. ( O'nun böylesi bir davranista bulunmasi Seyh tarafindan içten içe sanki hissedilebilen bir seydi.)....
Bir kiranin alinmamasinin Seyh'in ifadesinde de belirtttigi gibi Dergah' tan bir ögrencinin atilmasiyla ayni anlama gelebilecegini vurguladigi gibi ve atilmasi gereken bu ögrencinin de kendisi tarafindan belirlenmesini ister Seyh.
Kendisinden, ( Muharrem’ den ) beklenilen "kati ve acimasiz" olunmasidir.
Hiç bir sey onun dünyasi gibi 'saf ve temiz' degildi baslangiçta, hayalindeki bir dünya ve inanç pratik bir zeminde karsilik bulmuyordu ne yazik ki, kendi dogal inanci ve kisiligiyle bilinçli olarak çatistiriliyordu Muharrem....
Isin içine "para ve çikar" giriyordu Dergah" a girmesiyle, kendisi de bunu anlamakta ve kavramakta zorlaniyordu, oysa o tüm bunlari 'dinin ve inancin' disinda düsünüyordu. Bir yandan inançli gibi görünüp diger yandan içki içenler, inançlarini 'para ve ticari' iliskilere çikarlari geregi tasiyanlar Muharrem' in kafasini kurcaliyan sorulardan bazilari oluyordu film boyunca....
Yanina yardimci çirak olarak alinan Muhittin' nin 'Kosova Savasi' magdurlari için yardim toplamasi isine karsi 'sert' bir tepki vermeye çalistiysa da bu durumu uzun sürmedi, ve onu kucakliyarak ‘ben sadece iyi bir insan olmaya çilistim Muhittin, ama olmadi olmuyor’ diyerek içini döker ona.
Film boyunca iki önemli vurgu öne çikiyordu bence; inanca bulastirilan "para ve ticaret" ve bunlar üzerinden saglanan "kazanç ve çikar" digeri de Muharrem'in 'sadece iyi bir insan’ olarak yasamasinin pratik yasaminda özellikle de Dergah gibi bir inanç alaninda hemen hemen giderek imkansiza dönüsmesi....
Nazim'in dedigi gibi "haram helal helal de haram olmustu",
Sürekli kendi içsel dünyasinda içsel çatismalar yasasan Muharrem'i Dergah çevresinde tutmak için kiziyla evlenmesine dahi sicak bakan Seyh'in dolayli önerisini dogru bulmaz ve Dergah’ a hizmet için geldigini söyler....
Dergah çevresinde ermekle ermemek arasinda sikisip kalan Muharrem'in inancinda dürüst olmasi onu sürekli vicdani ve kendisiyle karsi karsiyi getirdi, kendisinden istenilen ve beklenilen bir baska kisilikti, ve bu nokta da sorunlar, çeliskiler yasiyordu dogal olarak....
Önder Çakar'in senaryosunu yazdigi, Özer Kiziltan'in yönetmenligini yaptigi Takva filmi, bir yandan inançli gibi görünüp perde erkasinda ise inançlariyla örtüsmeyen kirli iliskilere ve islere bulasan 'sözde inançli' insanlarin iç yüzünü ortaya koymasi bakimindan da büyük bir öneme sahip....
Son yillarda çevrilen en iyi filmlerden biri Takva.....